2 Temmuz 2011 Cumartesi

kacacak yer yok

Kos sakin durma
sakin arkana bakma
hep gul
(kacacak yer yok)

Burada mutluyum de
mutlulugun bogazina yapis
gozlerine kilit vur
(kacacak yer yok)

Sehir degistir
uzaklas, git
muzik dinleme
(kacacak yer yok)

icimdekini atmadan
gecmisi yok etmeden
kacmak neye yarar
kacacak yer yok iken.

21 Haziran 2011 Salı

.

Çok isterdim ölüm korkusu taşıyayım
Ama bilirim ki ölmem için daha çok acı çekmem gerek.

karmaşa

kaç tane ben var bilmiyorum hep bir kargaşa hep sorular.Biri uysal küçük bir kedi biri asi bir diğeriyse dogmalardan yana.En bastırılanı o sanırım sesi pek az çıkıyor.Birinin de bedenim olduğunu fark ediyorum onuığn istekleri biraz hayvansı açlık susuzluk uyku gibi temel ihtiyaçlar.Sorgulayıcı olan yönetimde bu aralar.
Her şeyin altını üstüne getirmekte üstüne yok.Hatları düzeltiyor, düzeni bozuyor.Kendi karmaşasında soruları sorunları yetmezmiş gibi yeni cevapsız sorular atıyor ortaya.
Bir yanımsa aşık bir orada bir burada başta kapatmaya çalışırdı saplantısını kapatmasına kapattı sonunda.Ama kapattığı yerden daha büyük bir delikle sonuçlandı her şey.Şimdi yine arayışlar da ama biraz daha uslanmış biraz daha tökezleyerek...Biri öyle kibirli öyle değerli ki kendi gözünde bir o akıllı herkes basit bayağı.Kendi farkı ne acaba?
sanki hiçbiri ben değil sanki hiçbiri bensiz birey değil.bu karmaşa derinliğimi korumak için biliyorum.Çözümüm ise demokrasi.Hepsine bir bir hak veriyorum hepsi çıkıp kendilerini savunuyorlar her hafta her gün hatta her saniye....

Uyan mantığım

gece olduğunda saklanmışlar çıkıverir
gelirler öçlerini almaya
Özlem m alışkanlık mı
öfke mi aşk mı
anlayamazsın
geçmiş çarpar suratına
yaşanmamış gelecek acıtır korkutur
gerçekler ise saklanır kenara
uyan mantığım!

12 Kasım 2010 Cuma

Delilik

İçinde bir şeylerin patladığı
Olur mu yaktığı
Derinde bir delilik
Delilikte farkındalık
Farkındalıkta sinirsel fırtınalar
Ateşlenir mi
Tüm hislerin duyguların
Yoksa ben deli değil miyim?

25 Eylül 2010 Cumartesi

neden?

gözümü açtığımda düşüyordum
tutunmaya çalıştım uzanan eller
aradım elimi uzattığım kişilerden
tüm ellerin meşgul olduğunu görünce
ses çıkarmadım
ama tek bir günde
özel bir günde o eller yine yoktular
yok olanların ardından bakmak
için vakit yoktur düşerken
sadece derinimde bir yer kırıldı
neden diye?
ve hala soruyorum
ben mi bir şey yaptım diye
acaba insanlar da kendilerini
sorguluyorlar mı böyle????

hala düşüyorum
ama farklı ellerden yardım alarak
daha yumuşak bir iniş yapacağım...

18 Eylül 2010 Cumartesi

herşey


insanlığın tüm uğraşı zamanın eteğinden tutabilmek için
tüm yazılıp çizilenler
düşünceler, sanat eserleri
icatlar hepsi geleceğe taşınmak uğruna.
Çünkü insan ruhu bu kadar kısıtlı ömrü olan
beden ait değildir
o özgür ve zaman kısıtlaması olmayan bir varlıktır
görevimizi  tamamladığımızda ruh özgürlüğüne kavuşacak
ve tüm yapılanlar gereksiz olacaktır.
ve sonunda ruh bu sıkışmışlık duygusundan kurtularak
gerçekleri görmeye kavramaya başlayacaktır..